Ülkelerin birinde çocuklar varmış. Sahil kenarına oynamaya çıkmışlar. Yalnız, vakitleri pek darmış.
Etrafsa pek parlak camlar, mücevherlerle dolu... Kimileri habire ceplerine yerdeki değersiz cam parçaları ve
çakıl taşlarından dolduruyormuş. Halbuki orada herkese yetecek kadar elmaslar, inciler, zümrütler durmaktaymış.
"Oyun bitti!" sesini duymadan, yüzümüzü kıymetli ve kalıcı olana çevirmeye, doldurabileceğimiz kadar mücevheri
aramaya ne dersiniz?
<< Home